Avrupa Komisyonu İç Pazar, Sanayi, Girişimcilik ve KOBİ’ler Genel Müdürlüğü (DG GROW)
tarafından 30 Ocak 2026 tarihinde “2026 Tek Pazar ve Rekabetçilik Yıllık Raporu” yayımlanmıştır.
Raporda, Avrupa Birliği (AB) ekonomisinin rekabet gücünün jeopolitik belirsizlikler, küresel ticaret
baskıları ve stratejik bağımlılıklar bağlamında önemli sınamalarla karşı karşıya olduğu vurgulanmaktadır.
Ayrıca, Tek Pazarın Avrupa ekonomisinin temel dayanağı olduğu belirtilmekte ve iç engellerin
kaldırılmasının büyüme, dayanıklılık ve sanayi kapasitesi açısından kritik önem taşıdığı ifade
edilmektedir.
Söz konusu Raporda Tek Pazarın işleyişi, inovasyon açığının kapatılması, sanayinin
karbonsuzlaştırılması ve stratejik bağımlılıkların azaltılması olmak üzere dört ana bölüm çerçevesinde
kapsamlı değerlendirmeler yapılmaktadır. 29 temel performans göstergesine (KPI) dayalı analizde bazı
alanlarda ilerleme sağlandığı, ancak özellikle araştırma-geliştirme (AR-GE) yatırımları, özel sektör
yatırımları ve hizmet piyasalarındaki düzenleyici alandaki dağınık yapı gibi konularda ilerlemenin sınırlı
kaldığı belirtilmektedir. AB iş gücü verimliliğinin ABD seviyelerinin altında seyrettiği, Ar-Ge
harcamalarının 2030 hedefinin gerisinde kaldığı ve dijital teknolojilerin işletmeler tarafından benimsenme
oranının artırılmasının gerektiği vurgulanmaktadır. Raporda Tek Pazardaki en önemli on engelin (terrible
ten) hem Avrupa hem ulusal düzeyde kaldırılması için ortak eylem ihtiyacı olduğu belirtilmekte olup; bu
amaçla idari yüklerin azaltılmasına yönelik olarak ilk yıllık Tek Pazar Uygulama Gündemi
tanıtılmaktadır.
“İşleyen Bir Tek Pazar” başlıklı ilk bölüm, ulusal ve Avrupa düzeyinde devam eden engellerin Tek
Pazarın ekonomik potansiyelinin tam olarak kullanılmasını engellediği ifade edilmektedir. Tek Pazarın
AB GSYH’sine yıllık yüzde 3–4 katkı sağladığı ve milyonlarca istihdam yarattığı belirtilmekle birlikte,
mal ticaretinde entegrasyonun durağanlaştığı ve hizmet ticaretindeki artışın sınırlı kaldığı tespit
edilmektedir. Bu durumun, özellikle ulusal düzenlemelerdeki ayrışma, standart belirleme süreçlerindeki
yavaşlık ve ürün uygunluk denetimlerindeki yetersizliklerden kaynaklandığı değerlendirilmektedir.
Ayrıca, kamu alımları alanındaki mevcut çerçevenin çok sayıda sektörel tasarruf içermesi nedeniyle
parçalı bir görünüm arz ettiği, bunun da hem kamu otoriteleri hem de ihalelere katılan şirketler açısından
belirsizlik ve uygulama farklılıkları yarattığı belirtilmektedir.
“İnovasyon Açığının Kapatılması” başlıklı ikinci bölüm, AB’nin güçlü üniversiteleri ve nitelikli iş
gücüne rağmen yenilikçilik yarışında küresel rakiplerinin gerisinde kalma riskiyle karşı karşıya
bulunduğunu ortaya koymaktadır. AR-GE harcamalarının GSYH içindeki payının uzun süredir
hedeflenen seviyenin altında seyrettiği ve özel sektör yatırımlarının yetersiz kaldığı ifade edilmektedir.
Dijital teknolojilerin benimsenme hızının düşük olması, özellikle KOBİ’ler açısından verimlilik artışını
ve ölçeklenmeyi sınırlayan temel faktörlerden biri olarak değerlendirilmektedir. Bu eğilimlerin sürmesi
halinde AB’nin teknolojik bağımsızlığının ve küresel rekabet gücünün zayıflayabileceği
vurgulanmaktadır

“Sanayinin Karbonsuzlaşması ve Yatırım” başlıklı üçüncü bölümde, yüksek enerji fiyatları ve zayıf
özel yatırım iştahının AB sanayisinin rekabetçiliğini olumsuz etkilediği belirtilmektedir. Elektrifikasyon
oranının uzun süredir artış göstermediği, buna karşın yenilenebilir enerji kapasitesinin genişlemeye
devam ettiği ifade edilmektedir. Kamu yatırımlarının ve AB düzeyindeki finansman araçlarının sanayi
dönüşümünü desteklediği, ancak Tek Pazar içindeki düzenleyici alandaki dağınıklığın döngüsel ekonomi
hedeflerine ulaşılmasını zorlaştırdığı tespit edilmektedir. Bu çerçevede, ikincil ham madde piyasalarının
gelişiminin sınırlı kaldığı ve üçüncü ülkelere bağımlılığın devam ettiği vurgulanmaktadır.
“Güvenliğin Artırılması ve Bağımlılıkların Azaltılması” başlıklı dördüncü bölümde ise, küresel
ticaret yapısındaki köklü değişimlerin AB’nin tedarik zincirlerindeki stratejik kırılganlıkları daha görünür
hale getirdiği belirtilmektedir. AB’nin küresel ticaretteki payını genel olarak koruduğu, ancak özellikle
imalat sanayisinin üçüncü ülkelerdeki aşırı kapasiteler, devlet destekleri ve ilave gümrük vergisi
uygulamaları nedeniyle artan bir baskı altında bulunduğu ifade edilmektedir. Küresel ticaret bağlamında
AB’nin güçlü konumunu koruduğu, ancak stratejik tedarik zincirlerinde dış bağımlılıkların yüksek
seviyede kaldığı belirtilmektedir.
Özellikle kritik hammaddeler ve temiz teknoloji bileşenlerinde dışa bağımlılık risklerine
dikkat çekilmekte ve sanayi kapasitesinin güçlendirilmesine yönelik yeni politika araçlarının
geliştirildiği ifade edilmektedir. Bu kapsamda, Sanayiyi Hızlandırma Yasası’nın (Industrial
Accelerator Act) Avrupa’da imalat sanayii için lider pazarlar oluşturarak dayanıklılığı artırmayı, kalite
odaklı istihdamı korumayı ve stratejik sektörlerde yerli üretim kapasitesini güçlendirmeyi amaçladığına
da Raporda yer verilmektedir.
Raporun genel değerlendirmesinde Tek Pazarın Avrupa ekonomisi için bir “şok emici” işlevi
gördüğü ve kalan yapısal engellerin kaldırılmasının Avrupa’nın uzun vadeli refahı ve stratejik özerkliği
açısından zorunlu olduğu vurgulanmaktadır. Raporda ayrıca, kamu alımlarının birçok küresel aktör
tarafından tedarik zinciri dayanıklılığını artırmak amacıyla kullanılan temel politika araçlarından biri
hâline geldiği ifade edilmekte; AB açısından da kamu alımlarının sadeleştirilmesi ve stratejik hedeflerle
uyumlu hâle getirilmesinin, üçüncü ülkelere bağımlılıkların azaltılmasında önemli bir kaldıraç olduğu
değerlendirilmektedir.
Konuya ilişkin olarak Refah ve Sanayi Stratejisinden Sorumlu İcracı Başkan Yardımcısı Stéphane
Séjourné, Raporda tespit edilen zorlukların ele alınması ve Tek Pazarın tam potansiyelinin açığa
çıkarılması amacıyla halihazırda bir dizi adım atıldığını; gelinen aşamada AB ve üye ülkelerin, engellerin
kaldırılması ve Tek Pazar Stratejisinin uygulanması yönünde kararlı bir şekilde hareket etmesi gerektiğini
vurgulamıştır.
Söz konusu Rapor bir dizi tamamlayıcı belge ile desteklenmekte olup, bu kapsamda, “Komisyon
Hizmetleri Çalışma Belgesi” (KPI’lar; Uygulama tabloları; seçili küresel aktörler tarafından alınan
dayanıklılık önlemlerine genel bakış), “2026 etkileşimli çevrim içi Tek Pazar ve Rekabetçilik Skor
Tablosu” ve “2024–2025 Dönemi Tek Pazar Uygulama Görev Gücü Yıllık Raporu” ile konuya ilişkin
Komisyon açıklamasına aşağıdaki bağlantıdan erişilebilmektedir:
https://ec.europa.eu/commission/presscorner/detail/en/ip_26_252

İlgili Dosyalar
Tüm Duyurular